114
Views

Val Kilmer’ın ölümünün ardından oyuncu için övgüler yağmaya başladı. Kilmer, 1980’lerde Top Secret! parodisiyle ünlendi, Top Gun‘da en iyi yardımcı oyuncu oldu ve sevilen fantastik macera Willow’daki rolüyle başrol oyuncusu statüsünü pekiştirdi. 1990’lara gelindiğinde Batman Forever ve The Saint gibi büyük gişe rekorları kıran filmlerde başrol oynayarak A sınıfı bir isim oldu ama aynı zamanda True Romance gibi bir filmdebir cameoda da yer almaktan da çekinmedi.

Ama Kilmer kendinin en büyük düşmanıydı ve meşhur huysuz davranışları yıllar içinde birçok yönetmeni ve hatta meslektaşını zorlamaya başladı. Bu nedenle 90’lardan sonra yıldızı sönmeye başladı ama yine de Wonderland, Felon ve MacGruber gibi mücevherler yaratmaya devam etti.

Sonraki yıllarda gırtlak kanseri yüzünden konuşmaz hale geldi. Yine de sanatçı olarak inanılmaz hayat hikayesini, kendi çektiği görüntüleri kullanarak Val adlı dokunaklı bir belgesele dönüştürmeyi başardı. Bu, çoğu zaman zor olan ancak yeteneği asla sorgulanmayan bir adamın kişisel ve profesyonel hayatına dair gerçek bir içgörüydü.

Yıllar boyunca Kilmer önemli sayıda çok iyi performans sergiledi, ancak izleyicilere zaman testinden geçmiş birçok gerçek klasik de bıraktı. İşte onlardan beş tanesi:

‘Gay’ Perry van Shrike – ‘Kiss Kiss Bang Bang’ (Shane Black, 2005)

Harry’nin asıl işi hırsızlıktır. Ancak hesapta olmayan olaylar aracılığı ile bir anda kendisini oyunculukla ilgili bir elemelerde bulur. Rol dedektifliktir. Sonra başarılı olmaya aklına koyar ve ciddi bir biçimde oyunculuk öğrenmeye başlar. Rastlantı bu ya okul arkadaşı Harmony ile derslerde karşılaşır. Ancak Harry bunca zaman sonra onu etkilemekten vazgeçmek niyetinde değildir. Kahraman ayaklarında kendini öne sürer. Ancak ne yazık ki durum pek göründüğü gibi değildir zira bu rol her an gerçeğe dönüşme potansiyeli taşımaktadır. Cehennem Silahı ile alıştığımız Shane Black bu defa yönetmenliğe soyunmuş.

Jim Morrison – ‘The Doors’ (Oliver Stone, 1991)

The Doors üzerine yapılmış, gelmiş geçmiş en iyi biyografi filmlerinden biri sayılan film, grubun efsanevi solisti Jim Morrison üzerine odaklanıyor. Grubun sıkı bir dinleyicisi olan yönetmen Oliver Stone, solistin fırtınalı yaşamını etkili bir anlatımla gözler önüne seriyor.

Chris Shiherlis – ‘Heat’ (Michael Mann, 1995)

Filmde Neil McCauley (Robert de Niro) ve ekibi Chris Shiherlis (Val Kilmer), Michael Cheritto (Tom Sizemore) profesyonel bir suç çetesidir. Planlandığı gibi gitmeyen bir soygundan sonra LAPD’nin meşhur komiseri Vincent Hanna (Al Pacino) ekibi ile bu çetenin peşine düşer ancak ellerinde hiçbir kanıt yoktur.

Tom ‘Iceman’ Kazansky – ‘Top Gun’ (Tony Scott, 1986)

Usta donanma pilotu Pete Mitchell ileri derece eğitim için gönderildiği Miramar Donanma Hava Üssü’nde herkesin ulaşmaya çalıştığı Top Gun onur ödülü için en kıdemli pilotlardan biri olan Tom Kasansky ile başa baş bir mücadele içine girer. Mitchell’ın babası, kendisinin sebep olduğu bir kazada çok sayıda başka askerle birlikte hayatını kaybetmiştir. Bu durum diğer pilotların Mitchell’a karşı tavırlarındaki

Makale Etiketleri:
· · ·
Makale Kategorileri:
FİLM/DİZİ · MANŞET